galerihikmet

Anasayfam
Ziyaretçiler
Okul Anıları-1961-65
Nostaljik fotoğraflar
Konuk Defteri
Kitap Tanıtımları
Amasra Linkleri
Karışık Linkler
Amasra'yı Tanıyalım
Amasra Manzaraları
Tarihi Görüntüler
Amasra Kitabı
Basında Amasra
Mesleki Adresler
Önemli Telefonlar
Yeme İçme Yerleri
Otel Ve Pansiyonlar
Cafe-Disco-Barlar
İşbank'lılar
Safranbolu
100 Temel Eser
İlginç konular
Güzel Hikayeler
Tarihi Hikayeler
Seçme Fıkralar
Seçme Şiirler
Plakalar-Anket
Türkiye Telefon Kodları
Teksas--Tommiks
Atılay Denizaltı

İlginç konular


ÜÇ HİKAYE ÜÇ SÖZ ÜÇ DERS

1.Hikâye
Kavak Ağacı ile Kabak
Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:
-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?
-On yılda, demiş kavak.
-On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!
-Doğru, demiş kavak.
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:
-Neler oluyor bana ağaç?
-Ölüyorsun, demiş kavak.
-Niçin?
-Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.
1.Ders: Çalışmadan emek harcamadan gelinen nokta başarı
sayılmaz. Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır.

2. Hikâye
En iyi Buğday
Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi:
-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi.
-Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda,
-Neden olmasın, dedi çiftçi.
-Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.
2. Ders: Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar. Sonra yayılarak devam eder.. Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir.

3. Hikâye
Geleceğini biliyordum
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti,
-Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını tehlikeye atma.
Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini siperden dışarıya attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti, asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı. Siperdeki diğer arkadaşı;
-Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın.
-Değdi, dedi, gözleri dolarak, -değdi
-Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun?
-Yine de değdi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim içim.
Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
-Geleceğini biliyordum Geleceğini biliyordum
3. Ders: Güven vermek önemlidir.. Güven duymak önemlidir.
Duyulan güveni boşa çıkarmamak daha da önemlidir.

'Her sabah Afrika'da bir ceylan uyanır.. En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa öldürülecektir.

Her sabah Afrika'da bir aslan uyanır. En hızlı ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa aç kalacaktır.

Aslan veya ceylan olmanız fark etmez. Güneş doğduğunda koşmaya başlasanız iyi olur.' (Afrika Atasözü )

Çok çalışmak, emek harcamak, güven vermek, sevmek ve paylaşmak hayatın anlamlı olmasını sağlar. Her sabah uyandığımızda bir de böyle bakalım dünyaya. Unutmayın hayat uzun bir öyküye benzer. Ancak öykünün uzun olması değil, iyi olması önemlidir.

KAİNAT VE İNSAN

1978'de amerikan uzay merkezi'nde 15 uzman,kainatın küçültülmuş haritasını çizmişler.
Koskoca bir salonun duvarına da 20 ye 20 metre ebadındaki bu haritayı asmışlar.
O gun orada misafir olarak bulunan bir doktor dehşet ile bağırmiş:

"Olamazz !

Niye olamaz,nasıl olamaz ?'' lar çoğalınca doktor.

''Hiç itiraz etmeyin'' demiş.
''Hemen uçağa atlıyoruz ve 200 km ötedeki benim üniversite'me gidiyoruz.''
öylede yapmışlar.
Uçaktan iner inmez bir otobus'e doluşup sözu edilen üniversite'nin büyük salonuna varmişlar.
İçeri girer girmez bu sefer uzay profesörlerinin gözleri yerlerinden fırlamış.
Aşagı yukarı ayni boyutlarda ayni harita...

''Nasıl olur?'' demişler.
''Doktorlarin kainatla işi ne?''

Doktor usulca ve tir tir titreyerek şunları soylemiş.

''Beyler:
Bu insan beyin zarının büyütülmüş haritasıdır''

İlginç Gerçek


Kendinizi Bir Sınayın.
Acaba aşağıdaki bilgilerden hangilerine vakıfsınız ?

Uyurken TV izlerken olduğundan daha fazla kalori harcarsınız!!

Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmuyor. Sizi gizliyor, sivrisineğin alıcılarını bloke ederek, sizin orada olduğunuzu anlamamalarını sağlıyor...

amerikan Havayolları 1987 yılında first-class da sunulan salatalardan bir adet zeytin eksiltmek suretiyle 40.000 USD kar etmiştir.

Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir!!

Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar!

İnekler merdiven çıkabilir, ama inemezler!!

Marlboro şirketinin ilk sahibi akciger kanserinden öldü!

Evinizdeki toz parçacıklarının büyük çoğunluğu ölmüş deri dokusudur.

Eger ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmese, onun tadını anlayamayız!!

McDonalds'in kârının yüzde 40'ı çocuk menüsü satışından gelir!!

Her insanın dilinin izi de, parmak izi gibi birbirinden farklıdır !!

Einstein 9 yaşına kadar düzgün konuşamamıştır. Ailesi onun özürlü olduğunu düsünmüstür !!

Tarihi film olan "Ben Hur'da" çekim ekibinin fark etmediği kırmızı bir otomobil görünür!!

Ketçap 1830'lu yıllarda ilaç olarak satılıyordu!!

99 Depremindeki Ilginç Olaylar


1999 Gölcük depreminden sonra ortalıkta bir sürü esrarengiz olaylar anlatılmakta.Ne kadar doğru bu söylenenler bilinmez ama hayret edilmeyecek türden de değil bu anlatılanlar...

OLAY-1 O gece bayanın birisi doğum için eşiyle beraber bir taksiyle hastahaneye gidiyorlarmış.Taksi tam Eyüp şehitliğinden geçerken doğum sancıları tutan bayan kafasını sağa sola çevirmeye başlamış.İşte tam bu sırada bayanın gözü şehitliğe ilişmiş.Bayan gördüğü manzara karşısında dona kalmış.Bütün şehitler kabirlerinden kalkmış elleri semada dua ediyorlarmış.

OLAY-2 Aynı saatlerde Eyüp Sultan Camisinin önünde taksicilik yapan bazı kişilerin anlattıklarıda insanı hayretler içerisinde bırakıyor.
-Taksinin içerisinde oturmuş müşteri bekliyordum.Gözüm birden Cami'nin duvarına ilişti.Duvarları nurdan varlıklar kaplamış tutuyorlardı.Mezarlıklarda yatanlar kalkmış hep beraber dua ediyorlardı.

OLAY-3 Enkazdan 4 gün sonra çıkan bir çocuğa su ikram etmişler.Çocuk;
-Su ve yemek ihtiyacım yok.Yaşlı bir amca bana suda yemekte verdi.

OLAY-4 Denizden çok büyük bir ateş topu yükselmiş.

OLAY-5 O gece yıldızlar bir başkaymış.Çoğu insanın anlattığı - sanki elimi uzatsam yıldızları tutacak gibiydim.

Alıntıdır...

5. olayı çok iyi hatırlıyorum o gece yıldızlar dünyaya düşecek gibi duruyolardı.

Maymun Nesli

Seyyid Ahmet Avrasi hocaya bir talebesi sorar.
Hocam 'insan; maymunun gelişmiş şeklidir diyorlar.Ne dersiniz?
Şöyle cevap verir.
O mantığa göre,çınar ağacı da maydonozun gelişmiş şeklidir.